1. Türk İdâre Teşkilatına Hâkim Olan Genel İlkeler; İdârenin kanuniliği ilkesi, merkezden yönetim ve yetki
genişliği ilkesi, yerinden yönetim
ilkesi, idârenin kamu tüzel kişilerinden oluşması ilkesi ve idârenin bütünlüğü ilkesi. Şimdi bu ilkeleri tek tek ele
alalım;
2. İdarenin Kanuniliği İlkesi; İdârenin örgütlenmesinde ve faaliyetlerinde yasaların egemen olması, idârenin
yasalara saygılı davranması, böylece yönetilenlerin, idârenin keyfî eylem ve işlemlerine karşı korunması anlamına
gelir. Tanım1: Kanuni İdâre
İlkesi; İdârenin kuruluş, görev ve yetkilerinin kanunlarla düzenlenmesidir. İdârenin kanuniliği ilkesi dört
boyutludur.
Birinci boyut; idârenin, işlevini yerine getirirken yasalara saygılı davranmasını ifade eder.
İkinci boyut; idârenin kuruluşunun kanunlarla düzenlendiğini, belirtir.
Üçüncü boyut; idârenin üstlendiği görevlerin kanunda gösterilmesidir.
Dördüncü boyut; idârenin yapmış olduğu işlemlerin aksi ispat edilinceye kadar hukuka uygun olduğunun kabul
edilmesidir.
3. Merkezden Yönetim (İdârî Merkeziyet) İlkesi; Bakanlıklar, üstlendikleri hizmetleri yürütürken devlet
kamu tüzel kişiliğini temsil ederler. Merkezden yönetim ilkesine göre kurulan idârî teşkilat iki ana bölümden
oluşur: Bu ana bölümler, başkent
teşkilatı ve taşra teşkilatıdır.
4. Merkezden Yönetimin Faydaları;
Merkezden yönetim ilkesi, devlet yönetiminde birliği sağlar.
Ülke içerisindeki silahlı güçler üzerinde sivil idârenin üstünlüğü, sivil idârenin merkezîleşmesiyle olmuştur.
Kamu hizmetlerinin verimli bir biçimde yürütülmesi için gereken uzmanlık ve mâlî kaynaklar, merkezden
yönetim ile daha kolay sağlanır.
Kamu hizmetlerinin ülkeye eşit bir biçimde yayılması sağlanır.
Kamu hizmetlerinin maliyeti azalır.
Kamu görevlileri yerel etkilerden uzaklaşır.
5. Merkezden Yönetimin Sakıncaları;
Bürokrasiye neden olur. Bürokrasi hastalığına düşen örgütlerde, kamu hizmetleri yavaşlar.
Aşırı merkeziyetçilik, demokrasi esaslarıyla bağdaşmaz.
Merkezden yönetimde, siyasal açıdan güçlü olan parlamenterler, kamusal kaynakların kendi seçim bölgelerine
kaydırılmasına neden
olabilir.
Merkez adına görev yapanlar, hizmetin gerekleri yerine merkezin görüşünün gereklerini uygulamayı
yeğleyebilirler.
6. Merkezden Yönetimin Sakıncalarına Karşı Geliştirilen Önlem: Yetki Genişliği;
Tanım2: Yetkigenişliği; merkez adına karar almaya yetkili kılınmış yüksek düzeydeki şefin ya da şeflerin karar
alma ve uygulama yetkilerinden
bazılarının, kendi hiyerarşik denetimleri altında kullanılmak üzere, başkentteki veya taşradaki bazı yüksek
memurlara aktarılmasıdır. Merkezî
idârenin başkent teşkilatı ile taşra veya yurt dışı teşkilatı arasındaki yetki genişliği uygulamasına örnek olarak
vâlileri ve büyükelçileri
gösterebiliriz. Başkent örgütü içinde yetki genişliği uygulamasına, müsteşarlıklar gösterilebilir.
7. Yerinden Yönetim İlkesi; Topluma sunulacak bazı hizmetlerin devlet kamu tüzel kişiliğinin dışında kurulan
kamu tüzel kişileri tarafından yürütülmesini ifade eder. (Ara Sınav / 2013:1) Yerinden yönetim ilkesi, ya yer
açısından ya da hizmet açısından
uygulanır. Eğer yerinden yönetim ilkesi belirli bir coğrafya üzerinde yaşayanların oluşturdukları örgütlere
uygulanıyorsa, yer açısından yerinden
yönetim idâreleri ortaya çıkar.
Örneğin belediyeler böyledir. Bunun tersi olursa, yani yerinden yönetim ilkesi belirli bir hizmetin kendisine
tanınmışsa, hizmet açısından
yerinden yönetim idâreleri ortaya çıkar.
Örneğin üniversiteler böyledir.
8. Yerinden Yönetimin Faydaları;
Yerinden yönetim, demokratik hukuk devletinin bir sonucudur. Bu ilkeyle halkın yönetime katılımı
yaygınlaşmakta, kişinin kendine güveni
NorFuLL Paylaşım Mekanı - www.norfulpaylasim.com Sayfa 2
artmaktadır.
Kamusal ihtiyaçların belirlenmesinde yerinden yönetim ilkesi daha etkindir. Bu durum, kamu hizmetlerinin
daha verimli, hızlı ve etkin
biçimde görülmesini sağlar.
Merkezden yönetimin sakıncalarını gideren bir yönetim biçimidir. Örneğin, merkezden yönetimin en büyük
sakıncası olan bürokrasiyi
azaltır.
9. Yerinden Yönetimin Sakıncaları;
Yerinden yönetim ilkesine göre kurulan idârelerin büyük bir bölümü mâlî sıkıntı çekmektedirler.
Yerinden yönetim ilkesine göre kurulan kamu tüzel kişilerine tanınan mâlî özerklik, zaman zaman o idâre
içinde kötü idârî geleneklerin
ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Yerinden yönetim ilkesinin aşırı uygulamaları, üniter devletlerde ülke birliği açısından tehdit
oluşturabilmektedir.
10. İdârenin Kamu Tüzel Kişiliklerinden Oluşması İlkesi; Tüzel Kişilik Kavramı, Kamu Tüzel Kişiliği ve İdâre
Tüzel Kişiliği, Kurulması ve Kaldırılması konuları ele alınacaktır.
11. Tüzel Kişilik Kavramı; Tüzel kişilik, bir yandan amaçla ilgilenenlerin işini kolaylaştırmakta, diğer taraftan da
amaç için örgütlenenlerle hukuki ilişki içine giren üçüncü kişilere bir güvence sağlamaktadır.
12. Kamu Tüzel Kişiliği; Kanun veya kanunun açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak bir idârî işlemle kurulan,
üstün ve ayrıcalıklı yetkilerle donatılmış, devlet tüzel kişiliğinden ayrı tüzel kişiliklerdir.
13. Kurulması ve Kaldırılması; Kamu tüzel kişiliklerinin kaldırılması için kanunda açık bir hüküm yoksa aksine
işlem ya da yetki ve usulde
paralellik ilkesi uyarınca ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak idârî bir işlemle olabilir.
Yetkide Paralellik İlkesi; Kural
olarak bir idârî işlemi yapmaya yetkili makamın o işlemi kaldırmaya veya değiştirmeye de yetkili olmasıdır.